FRANSA’DA 1968 MAYIS-HAZİRAN İSYANI

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

Fransa’daki Mayıs-Haziran olayları, pekçok kişinin anarşizmin artık ölü bir hareket olduğunu yazmasının ardından anarşizmi yeniden radikal manzaranın içine yerleştirdi. On milyonlarca insanın bu isyanı, mütevazi bir başlangıçtan serpilip genişledi. Vietnam Savaşı karşıtı eylemler nedeniyle Paris’teki Nanterre üniversitesi yetkililerince okuldan atılan (Daniel Cohn-Bendit’in de aralarında bulunduğu) bir grup anarşist derhal bir protesto gösterisilerin düzenlenmesi için çağrısında bulundular. 80 kadar polisin gelmesi, çatışmaya katılmak ve polisi üniversite dışına çıkarmak maksadıyla dersleri terk eden öğrencileri öfkealevlendirdi. Okumaya devam et

ANARŞİZM VE İSPANYOL DEVRİMİ

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

Noam Chomsky’nin belirttiği üzere, “büyük ölçekli gerçekten anarşist bir devrimin iyi bir örneği –aslında bildiğim kadarıyla en iyi örneği, Cumhuriyetçi İspanya’nın büyük bir kısmında gerek endüstriyi gerekse tarımı kapsayan oldukça esinlendirici bir anarşist devrimin yaşandığı 1936 İspanya Devrimi’dir … İnsani ölçütlere, aslında herhangi bir kimsenin iktisadî ölçütlerine göre oldukça başarılıydı. Yani üretim etkin biçimde devam ettirildi; çiftlik ve fabrikalardaki işçiler, çoğu sosyalistin, komünistin, liberalin ve başkalarının inanmak istediğinin aksine yukarıdan bir zorlama olmaksızın işlerini kendi başına yürütme becerisine fazlasıyla sahip olduklarını gösterdiler”. 1936 Devrimi, “anarşist fikirleri nüfusun oldukça büyük kesimlerine yayan üç kuşaklık bir deneyime, düşünceye ve çalışmaya dayanıyordu” (Radikal Öncelikler, s. 212). Okumaya devam et

İTALYAN FABRİKA İŞGALLERİNDE ANARŞİSTLER

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından, tüm Avrupa’da ve dünyada kitlesel bir radikalleşme başlamıştı. Sendika üye sayıları patlamış; grevler, gösteriler ve çalkantılar ajitasyon sayesinde muazzam seviyelere ulaşmıştı. Bu kısmen savaş yüzünden, kısmen ise Rus Devrimi’nin görünüşteki başarısı yüzündendi. Rus Devrimi’nin çoşkusu Joseph Labadie gibi bireyci anarşistlere bile bulaşmıştı; [o da] diğer pek çok anti-kapitalist gibi, “doğu’daki kızıllığın daha parlak bir günün umudunu {müjdelediğini}”, ve Bolşeviklerin “endüstriyel kölelikğin cehenneminden çıkmak için en azından övgüye değer çabalar gösterdiği”ni söylüyordu (Carlotte R. Anderson’un alıntısı, Önde Gelen Amerikalı AnarşistlerAll-American Anarchist, s. 225 ve s. 241). Okumaya devam et

RUS DEVRİMİNDE ANARŞİSTLER

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

1917 Rus Devrimi, anarşizmin bu ülkede hızla büyümesine ve anarşist düşüncelerin tecrübe edilmesine birçok denemesine tanıklık etti. Ancak, popüler kültürde, Rus Devrimi özgürlük için mücadele eden sıradan halkın kitlesel bir hareketi mücadelesi olarak değil de Lenin’in Rusya’yda diktatörlüğünü dayattığı bir araç olarak görülür. Gerçek tamamen farklıdır. Rus Devrimi, pek çok farklı düşünce akımının var olduğu ve milyonlarca çalışanın (şehirler ve kasabalardaki işçiler kadar köylülerin de) yaşadıkları dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmeye çalıştığı, tabandan filizlenen bir kitle hareketiydi. Ne üzücüdür ki, bu umutlar ve hayaller Bolşevik parti diktatörlüğü tarafından –önce Lenin, sonra da Stalin tarafındaan– ezildiler. Okumaya devam et

SENDİKALİST SENDİKALARIN KURULMASI

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

Anarşist hareket, yeni yüzyılın eşiğinde hemen öncesinde Avrupa’da, anarşist örgütsel düşünceleri günlük yaşama uygulama konusundaki en başarılı girişimlerinden birisini yaratmaya başladı. Bu kitlesel devrimci sendikaların kurulmasıydı (aynı zamanda sendikalizm ve anarko-sendikalizm olarak da bilinir). Sendikalist hareket, Önde gelen Fransız sendikalist militanlardan birinin sözleriyle, “anarşizmde uygulamalı bir okul” idi, çünkü “ekonomik mücadelelerin laboratuvarı”ydı ve “anarşik çizgilerde” örgütlenmişti. Sendikalist sendikalar, işçileri “liberter örgütlenmeler” içerisinde örgütlemek suretiyle kapitalizmle mücadele etmek ve nihayetinde de onun yerini almak amacıyla kapitalizm içinde “özgür üreticilerin özgür birlikleri”ni yaratıyorlardı. (Fernand Pellotier, Ne Tanrılar, Ne Efendiler (No Gods, No Masters), cilt 2, s. 57, s. 55 ve s. 56). Okumaya devam et

HAYMARKET ŞEHİTLERİ

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

1 Mayıs emek hareketi için özel bir gündür. Geçmişte Sovyetler Birliği’ndeki ve diğer yerlerdeki Stalinist bürokrasi tarafından zorla çalınmış olsa da, emek hareketinin 1 Mayıs festivali, dünya çapındaki bir dayanışmanın günüdür. Geçmiş mücadelelerin hatırlandığı ve daha iyi bir gelecek için umudumuzun sergilendiği bir gün. Birimizin zarar görmesinin hepimizin zarar görmesi demek olduğunu hatırlatan bir gün.

1 Mayıs’ın tarihi, anarşist hareketle ve çalışan insanların halkın daha iyi bir dünya için yürüttüğü mücadeleyle yakında ilişkilidir. Aslında Doğrusu, [1 Mayıs] 1886’da işçileri sekiz saatlik çalışma günü mücadelesi için örgütleyen dört anarşistin Chicago’da idam edilmesinden kaynaklanmaktadır. Yani 1 Mayıs, “eylemde anarşi”nin –çalışan halkın dünyayı değiştirmek üzere sendikalar içinde doğrudan eylemi kullananma çalışan insanların mücadelesinin– bir ürünüdür. Okumaya devam et

PARİS KOMÜNÜ

Posted in Anarşizm on Eylül 9, 2008 by hiaxysheytan

1871 Paris Komünü, anarşist fikirlerin ve hareketin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bakunin’in o zaman yorumladığı gibi,

“devrimci sosyalizm {yani anarşizm}, ilk çarpıcı ve pratik gösterisine Paris Komünü’nde girişmiştir … Tüm köleleştirilmiş insanlara (köle olmayan bir kitle var mıdır ki?) yegane kurtuluş ve sıhhat yolunu göstermiş{ti}; Paris burjuva radikalizmi politik geleneği ölümcül bir darbe indirmiş, devrimci sosyalizme gerçek bir temel {kazandırmıştı}” (Bakunin on Anarchism [Anarşizm Üzerine Bakunin], ss. 263-4).
Paris Komünü, Fransa-Prusya savaşında Fransa’nın bozguna uğramasının ardından oluşturulmuştu. Fransız hükümeti, Paris Ulusal Muhafızı’nın [National Guards] toplarının halkın eline geçmesini önlemek üzere birlikler göndermeyi denedi. “Versailles askerlerinin topları ele geçirmeye çalıştıklarını öğrenen” diye anlatıyordu katılımcılarından Louise Michel, “Montmartre’li erkek ve kadınlar sürpriz bir manevrayla Butte’nin çavresinde toplanmıştı. Butte’ye tırmanan o insanlar öleceklerini biliyorlardı, ancak bu bedeli ödemeye hazırdılar”. Askerler kendilerini yuhalayan kalabalığın üzerine ateş etmeyi reddederek, silahlarını subaylarına çevirdiler. Bu Mart’ın 18’indeydi; Komün başlamıştı ve “insanlar uyandılar … Mart’ın on sekizi kralların müttefiklerinin, veya yabancıların, veya halkın olabilirdi. Halkındı” (Red Virgin: Memoirs of Louise Michel [Kızıl Bakire: Louise Michel’in Hatıraları], s. 64). Okumaya devam et