PARİS KOMÜNÜ

1871 Paris Komünü, anarşist fikirlerin ve hareketin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bakunin’in o zaman yorumladığı gibi,

“devrimci sosyalizm {yani anarşizm}, ilk çarpıcı ve pratik gösterisine Paris Komünü’nde girişmiştir … Tüm köleleştirilmiş insanlara (köle olmayan bir kitle var mıdır ki?) yegane kurtuluş ve sıhhat yolunu göstermiş{ti}; Paris burjuva radikalizmi politik geleneği ölümcül bir darbe indirmiş, devrimci sosyalizme gerçek bir temel {kazandırmıştı}” (Bakunin on Anarchism [Anarşizm Üzerine Bakunin], ss. 263-4).
Paris Komünü, Fransa-Prusya savaşında Fransa’nın bozguna uğramasının ardından oluşturulmuştu. Fransız hükümeti, Paris Ulusal Muhafızı’nın [National Guards] toplarının halkın eline geçmesini önlemek üzere birlikler göndermeyi denedi. “Versailles askerlerinin topları ele geçirmeye çalıştıklarını öğrenen” diye anlatıyordu katılımcılarından Louise Michel, “Montmartre’li erkek ve kadınlar sürpriz bir manevrayla Butte’nin çavresinde toplanmıştı. Butte’ye tırmanan o insanlar öleceklerini biliyorlardı, ancak bu bedeli ödemeye hazırdılar”. Askerler kendilerini yuhalayan kalabalığın üzerine ateş etmeyi reddederek, silahlarını subaylarına çevirdiler. Bu Mart’ın 18’indeydi; Komün başlamıştı ve “insanlar uyandılar … Mart’ın on sekizi kralların müttefiklerinin, veya yabancıların, veya halkın olabilirdi. Halkındı” (Red Virgin: Memoirs of Louise Michel [Kızıl Bakire: Louise Michel’in Hatıraları], s. 64).

Paris Ulusal Muhafızı’nın düzenlediği serbest seçimlerde, Paris yurttaşları Jacoben ve Cumhuriyetçi bir çoğunluktan ve la (çoğunlukla Blanquist –otoriter sosyalistler– ve anarşist Proudhon’un takipçileri [olan]) sosyalist bir azınlıktan oluşan konseyi seçti. Bu konsey Paris’in özerkliğini ilan ederek, Fransa’nın komünlerin (yani toplulukların) bir konfederasyonu olarak tekrar oluşturulması arzusunu açıkladı. Komünde, seçilmiş konsey üyeleri geri çağırılabiliyordu [recallable, azledilebilme, görevden alınabilmea] ve ortalama bir ücret alıyorlardı. Ek olarak, kendilerini seçen insanlara rapor vermek zorundaydılar ve eğer görevlerini yerine getirmediklerizlerse takdirde seçmenler tarafından geri çağırılabiliyorlardı.

Bu gelişmenin anarşistlerin hayal gücünü lerini neden kapsadığı açıktır –onun anarşist fikirle güçlü benzerlikleri vardır. Aslında, Paris Komünü örneği birpekçok açıdan Bakunin’in bir devrimin nasıl gerçekleşeceğine yönelik tahminlerine oldukça benzerdir –kendisinin özerkliğini ilan eden, kendi kendisini örgütleyen, gezegenin geri kalanına örnek olarak öncülük liderlik eden ve kendisini takip etmeye çağıran büyük bir şehir (Bakınız, “Albert Richards’a Mektup”, Anarşizm Üzerine Bakunin’de). Paris Komünü yeni bir toplumun, aşağıdan örgütlenen [bir toplumun] yaratılması sürecini başlattı. Bu “politik erkin merkezsizleşmesi lehine indirilmiş bir darbe” idi (Voltairine de Cleyre, “Paris Komünü”, Anarchy! An Anthology of Emma Goldman’s Mother Earthly [Anarşi1 Emma Goldman’ın Mother Earthly’sinin Biyografisi], s. 67

Birçok anarşist Komün’ün içinde rol oynadı ler üstlendi –örneğin Louise Michel, Reclus kardeşler ve Eugene Varlin (bu en sonuncusu [Komün’ün] ardından gelen baskılar sırasında katledildi). İşyerlerinin kooperatifler biçiminde yeniden açılması gibi Komün tarafından başlatılan reformlar sözkonusu olunca, anarşistlerin kendi bağıntılı emek [associated labour] fikirlerinin gerçekleştirilmeye başladığını görebiliyorlardı. Mayıs itibariyle, 43 işyeri kooperatif bir biçimde işletilmekteydi ve Louvre Müzesi ise işçi konseyi tarafından işletilen bir savaş malzemeleri [üreten] fabrika olmuştu. Proudhon’u andırır bir şekilde, Makinistler acılar Sendikası ve Metal İşçileri Birliği toplantısında şunlar ifade ediliyordu: “ekonomik kurtuluşumuz, … ancak işçi birlikleri kurulması sayesinde elde edilebilir; ancak [bu birliklerin kurulması] konumumuzu ücret kazananlar olmaktan ortaklara [associates] dönüştürebilir”. Onlar, Komün Emek Örgütlenmesi Komisyonu’na seçilen delegelerine şu amaçları desteklemeleri yönünde talimat vermişlerdi:

“Köleliğin son artığı olan insanın insan tarafından sömürülmesinin ortadan kaldırılması”
“Emeğin karşılıklı birliklerde örgütlenmesi ve [işçinin] elinden alınamaz sermaye [hakkı]”
Bu yolla, Komün’de “eşitliğin boş bir kelime olmamasını” sağlayabileceklerini umut ediyorlardı (The Paris Commune of 1871: The View from the Left [1871 Paris Komünü: Soldan Bir Bakış], Eugene Schulkind (ed.), s. 164). Mühendisler Sendikası, Komünün amacının “ekonomik kurtuluş” olması gerektiğinden hareketle, 23 Nisan’daki oturumunda şunu vurguluyordu; Komün, “insanın insan tarafından sömürülmesini önlemek” için “emekçileri ortak sorumluluğa sahip olacakları birlikler aracılığıyla örgütlemelidir” (Steward Erwards’ın alıntısı, The Paris Commune 1871 [1871 Paris Komünü], s. 263-64).

Öz-yönetimli işçi birliklerinin yanı sıra, Komüncüler, Fransız devriminin doğrudan demokratik mahalle meclislerine (“seksiyonlar”) benzer bir şekilde halk klüpleri ağında doğrudan demokrasiyi uygulamaya geçirdiler. Klüplerden birinin gazetesi “Halkımız, kamusal toplantılar aracılığıyla, basınınız aracılığyla kendi kendinizi yönetin” diyordu. Komün biraraya gelen insanların bir ifadesi olarak görülüyordu, çünkü (bir başka Klüp’ten alıntı yaparsak) “boyunduruğun ve hizmetkarlığın dehşetini yaşayan insanların biraraya geldikleri her yerde Komünal güç her arrondissement’e {mahalleye} aittir”. Proudhon’un takipçisi ve dostu olan sanatçi Gustave Courbet’in Paris’i “tüm toplumsal grupların kendilerini federasyonlar olarak oluşturdukları ve kendi kaderlerinin efendisi oldukları … gerçek bir cennet” olduğunu söylemsinde şaşıracak bir şey yoktur (Martin Phillip Johnson’un alıntısı, The Paradise of Association [Birlik Cenneti], s. 5 ve s. 6).

Ayrıca, “Komün’ün Fransız Halkına Açıklaması” birçok önemli anarşist fikri yansıtıyordu. Toplumun “politik birliği”nin, “tüm yerel inisiyatiflerin gönüllü birliğine, tüm bireysel enerjilerin herkes için refah, hürriyet ve güvenlik ortak amacı üzerinde özgürce ve kendiliğinden toplanmasına” dayandığını kabul ediyordu (Edwards’ın alıntısı, Op.Cit., s. 218). Komüncülerin tasavvur ettiği yeni toplum, “herkesin ayrılmaz haklarını, her Fransıza bir insan, bir yurttaş ve bir emekçi olarak yeteneklerini tamamen ifa etme hakkını güvence altına alan, Komün’ün mutlak otonomisi”ne dayanıyordu. “Komün’ün otonomisi, sözleşmeye bağlı olan diğer komünlerin eş derecedeki otonomisiyle sınırlı olacaktı; [Komünlerin] birliği Fransa’nın hürriyetini güvence altına alacaktır” (“Fransız Halkına Açıklama”, George Woodcock’un alıntısı, Pierre-Joseph Proudhon: Biyografi, ss. 276-7). Komünler konfederasyonu vizyonuyla, Paris Komünü’nün “Devlet’in cesurca ve açıkça formüle edilmiş bir yadsıması” olduğunu söylerken Bakunin haklıdır (Anarşizm Üzerine Bakunin, s. 264).

Böylece, Proudhon ve Bakunin tarafından açıklanan ortak üretim kuramı, komünde bilinçli bir devrimci uygulama haline geldi. Komün’ün federalizm ve özerklik çağrısında, anarşistler “birliklerden başlayarak, ardından komünlere, bölgelere, uluslara ve en nihayetinde de büyük bir uluslararası ve evrensel federasyonla sonlanan, … işçilerin özgür birlikleri veya federasyonları tarafından aşağıdan yukarıya doğru [örgütlenen] geleceğin toplumsal örgütlenmelerini” görüyorlardı (Bakunin, ay, s. 270). Bu, anarşist fikirleri çağrıştıran Komün’ün “Fransız Halkına Deklarasyonu”nda görülebilir. [Deklarasyon], toplumun “siyasi birliğini … herkesin ortak amacı, refahı, özgürlüğü ve güvenliği için bütün bireylerin enerjilerinin özgürce ve kendiliğinden biraraya gelmesine, ve tüm yerel girişimlerin gönüllü birliğine” dayandığını öngörmermekteydi (Edwards’ın alıntısı, ay, s. 218). Komüncülerce tasarlanan yeni toplum, “bir erkek, bir yurttaş ve bir emekçi olarak, tüm Fransızlara; her birine, kendi içsel haklarının verilmesini ve kabiliyetlerinin tam olarak uygulayabilmelerini sağlayacak, … Komün’ün mutlak özerkliği”ne dayanıyordu. “Komün’ün özerkliği, anlaşmaya bağlı tüm diğer komünlerin eşit özerkliğiyle sınırlandırılıyordu sadece; bunların birliği Fransa’nın özgürlüğünü garantileyecektir” (“Fransız Halkına Deklarasyon”, George Woodcock’un alıntısı, Pierre-Joseph Proudhon: Biyografi, s. 276-7). Komünlerin konfederasyonu görüşüyle, Bakunin Paris Komünü’nün “Devletin belirgin ve açıkça formüle edilmiş bir olumsuzlaması” olduğu iddiasında haklıydı (Anarşizm Üzerine Bakunin, s. 264).

Dahası, Komün’ün federasyon hakkındaki üstündeki düşünceleri açıkça Proudhon’un Fransız radikal düşünceleri üzerindeki etkisini açıkça yansıtıyordumaktadır. Gerçekte, Komün’ün seçmenleri tarafından verilen zorunlu görevlerle sınırlanan ve her an hangi bir zamanda geriye çağırılabilen delegelerden oluşan bir federasyona dayanan komünal Fransa görüşü, Proudhon’un fikirlerini çağrıştırır n birer yansımasıdır (Proudhon, “bağlayıcı görevlerin yerine getirilmesi”ni 1848’de (No Goods, No Masters [Ne Tanrılar, Ne Efendiler], s. 63) ve komünlerin federasyonunu ise Federation Principle [Federasyon İlkesi] eserinde savunmuştur). Yani, hem ekonomik hem de siyasi olarak Paris Komünü anarşist fikirlerden oldukça etkilenmişti.

Yani, hem ekonomik hem de siyasi olarak Paris Komünü anarşist fikirlerden oldukça etkilenmişti. Ekonomik açıdan, Proudhon ve Bakunin tarafından açıklanan ortak [associated, birleşik] üretim kuramı, komünde bilinçli bir devrimci uygulama haline geldi. Politik açıdan, anarşistler, Komün’ün federalizm ve özerklik çağrısında, “birliklerden başlayarak, ardından komünlere, bölgelere, uluslara ulaşan ve en nihayetinde de büyük bir uluslararası ve evrensel federasyonla sonlanan, … işçilerin özgür birlikleri veya federasyonları tarafından aşağıdan yukarıya doğru [örgütlenen] geleceğin toplumsal örgütlenmesini” görüyorlardı (Bakunin, Op.Cit., s. 270).

Ancak, anarşistler açısından Komün yeterince ileriye gitmedi. Dışındaki devleti ortadan kaldırırken masının aksine, Komün’ün içindekini devleti ortadan kaldırmadı. Komüncülerardlar kendilerini (Bakunin’in keskin ifadesi kullanacak olursak) “Jakoben bir biçimde” örgütlendiler. Peter Kropotkin’in belirttiği gibi, “özgür Komün’ü ilan eder{ken}, Paris halkı temel bir anarşist ilkeyi ilan etmişti … {ancak} yarı yolda durdu” ve “eski belediye konseylerinden kopye edilmiş olan bir Komünal Konseyi” uygulamaya geçirdi. Dolayısıyla, Paris Komünü [Komün] “Devlet ve temsili hükümet geleneğiyle bağlarını koparmadı; ve Komünlerin bağımsızlığını ve özgür federasyonunu ilan ederek başlattığı, Komün’de basitten karmaşığa doğru [giden] bir örgütlenmeyi sağlamaya teşebbüs etmedi” (Devrimde Çarpışırken, cilt 2, s. 16). Bu, Komün konseyi “kırtasiyecilik nedeniyle … kımıldayamaz” hale geldiği için felakete yol açtı ve “kitlelerle sürekli temas içinde olmanın getirdiği duyarlılık” kayboldu. “… Devrimci merkezden –halktan– uzaklaşmalarıyla felce uğramış bir halde, halk inisiyatini de felce uprattılar” (Words of a Rebel [Bir Asinin Sözleri], s. 97, s. 93 ve s. 97).

Ayrıca, işyerlerini kooperatiflere dönüştürmeye (yani sermayeye el koyma), her bir kooperatifin ekonomik faaliyetleri arasında eşgüdümü sağlamak ve [bunları] desteklemek amacıyla bu kooperatiflerin bir birliğini sağlamaya yönelik hiçbir girişim yapılmadığından ötürü, ekonomik reform girişimleri yeterince ileri götürülmedi. Voltairine de Cleyre’nin vurguladığı gibi, Paris “ekonomik tiranlığa darbe indirmekte; dolayısıyla şu anda dünya sermayesine egemen olan yararsız ve zararlı unsuru ortadan kaldırarak, ekonomik meseleleri gerçek üreticiler ve dağıtıcılar tarafından düzenlenecek özgür bir birliği gerçekleştirmekte başarısız oldu” (Op.Cit., s. 67). Şehir devamlı olarak Fransız ordusunun kuşatması altındayken, Komünardların akıllarının diğer başka şeylerle dolu olması anlaşılabilir bir şey. Ancak, Kropotkin’e göre böyle bir konum bir felaketti:

“Ekonomik meseleleri, daha sonra, Komün’ün zaferinden sonra ele alınacak, ikincil meseleler olarak gördüler. … Ancak çok geçmeden gerçekleşen ezici yenilgi ve kana susamış orta sınıfın aldığı intikam bir kere daha ispatladı ki, halk Komününün zaferi halkın ekonomik alandaki paralel zaferi olmadan maddi olarak imkansızdı” (Op.Cit., s. 74).
Anarşistler belli sonuçlar çıkardılar ve şınu ifade ettiler: Diğer bir deyişle, “eğer bağımsız Komünleri yönetmek için merkezi bir hükümet gerekmiyorsa, eğer ulusal Hükümet güverteden fırlatılıp atılmış ve ulusal birlik özgür bir federasyon sayesinde sağlanıyorsa; o zaman, merkezi bir belediye [municipal, yerel] Hükümeti de eş derecede anlamsız ve zararlı bir hale gelir. Aynı federatif ilkeler Komün’ün içinde de geçerli olacaktır” (Kropotkin, Evolution and Environment [Evrim ve Çevre], s. 75). Ek olarak, ekonomik reform alanındaki teşebbüsler de yeterince ileri götürülmedi; işyerlerini kooperatiflere dönüştürmeye, ve her bir kooperatifin ekonomik faaliyetlerini koordine etmek ve desteklemek üzere, bu kooperatiflerin bir birliğini oluşturmaya taşebbüs edilmedi. Şehir devamlı olarak Fransız ordusunun kuşatması altındayken, Komünardların akıllarının diğer başka şeylerle dolu olması anlaşılabilir bir şey. Ancak, Kropotkin’e göre böyle bir konum bir felaketti:

“Ekonomik meseleleri, daha sonra, Komün’ün zaferinden sonra ele alınacak, ikincil meseleler olarak gördüler. … Ama çok yakın bir zaman zarfında gerçekleşen ezici yenilgi ve kana susamış orta sınıfın altığı intikam bir kere daha ispatladı ki, halk Komününün zaferi halkın ekonomik alandaki paralel zaferi olmadan maddi olarak imkansızdı” (ay, s. 74).
Doğrudan demokratik kitle meclisleri federasyonlarını örgütleyerek komün içindeki devleti ortadan kaldırmak yerine, aynen 1789-93 devriminin Paris’li “seksiyonları” gibi (bu konuda daha fazlası için bakınız, Kropotkin’in Great French Revolution [Büyük Fransız Devrimi]), Paris Komünü temsili hükümeti ayakta elinde tuttu ve bunun acısını da çekti. “Halk … kKendisi adına hareket etmek yerine, halk idarecilerine güvenerek, inisiyatifi üstlenme girişimi başlatma vazifesinde onlara güvendi. Bu, seçimlerin ilk kaçınılmaz sonucuydu”. Konsey kısa zamanda “devrimin önündeki en büyük engel” haline geldi, böylece de “hükümetin devrimci olamayacağı siyasi önermesini” kanıtladı (Anarchism [Anarşizm], Kropotkin’in Devrimci Broşürleri, s. 240, s. 241 ve s. 249).

Konsey kendisini seçen halktan giderek daha fazla uzaklaştı izole hale geldi, ve böylece giderek daha fazla ilgisiz bir hale geldi leşti. Ve bu ilgisizliği büyüdükçe, Jakoben çoğunluğun “devrim”i (terör sayesinde) “savunmak” için “Kamu Güvenliği Komitesi”ni [Committee of Public Safety] yaratmasıyla otoriter eğilimleri de giderek büyüdü. Liberter sosyalist azınlık Komite’ye karşı çıktı; ve çok şükür ne şans ki, kapitalist uygarlık ve “hürriyet özgürlük” adına kendilerine saldıran Fransız ordusuna karşı özgürlüğünü savunan Fransız halkı tarafından pratikte işlevsiz kılındı. 21 Mayıs’da ın 21’inde Fransız birlikleri şehre girdi, ve bunu yedi günlük şiddetli sokak çatışmaları takip etti. Asker ve silahlı burjuvazi ekipleri birimleri sokaklara döküldü, [insanları] istediği gibi arzuyla öldürdü ve sakatladı. Çoğu teslim olduktan sonra olmak üzere 25.000’den fazla kişi sokak çatışmalarında öldürüldü ve cesetleri büyük mezarlıklara boca edildi. Son bir aşağılama olarak, burjuvazi, Komün’ün doğduğu yerde, Montmartre Tepesi’nde, kendilerini böylesine dehşete düşürmüş olan radikal ve ateist ayaklanmanın kefaretini ödemek amacıyla Sacré Coeur’i inşa etti.

Anarşistler açısından Paris Komünü’nün verdiği dersler üç kısımdan oluşur. İlk olarak, özgür toplumun zorunlu siyasi biçimi komünlerin merkezsizleşmiş bir federasyonudur özgür bir toplumun gerekli siyasi biçimidir (“Bu toplumsal devrimin alması gereken biçimdir –bağımsız komün” (Kropotkin, Op.Cit., s. 163). İkinci olarak, “Komün’ün içinde bir hükümet olmasının, Komün’ün üstünde yer alan bir hükümetten daha olmasından başka bir mantıklı değildir ğı yoktur” (Peter Kropotkin, Devrimde Çarpışırken, cilt 2, s. 19). Bu demektir ki, anarşist bir topluluk, özgür bir şekilde birbirleriyle işbirliği yapan bir mahalleler komşu bölgeler ve işyerleri konfederasyonuna dayanacaktır. Üçüncü olarak, politik siyasi ve ekonomik devrimleri toplumsal bir devrimde birleştirmek hayatı derecede önemlidir. “İleriye gitmenin yegane tek yolu Komünü toplumsal devrim aracılığıyla sağlamlaştırmak iken, onlar öncelikle Komün’ü sağlamlaştırmayı [yerleştirmeyi] ve bu gerçekleşene kadar ise toplumsal devrimi ertelemeyi denediler!” (Peter Kropotkin, Bir Asinin Sözleriay, s. 19).

Paris Komünü hakkındaki anarşist görüşler için, Kropotkin’in Bir Asinin Sözleri’nde (ve The Anarchist Reader’da [Anarşist Okuma Kitabı]) yer alan “Paris Komünü” ve Bakunin’in Anarşizm Üzerine Bakunin eserindeki “Paris Komünü ve Devlet Fikri” makalelerine bakınız.

ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Kaynak: A.5 What are Some Examples of ‘Anarchy in Action’

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: