ANARŞİZME YAKIN OLAN SOSYALİST DÜŞÜNÜRLER VAR MIDIR?

Anarşizm kapitalizmin gelişimine karşılık olarak gelişti ve anarşizm yol arkadaşlarının çoğunu anarşist olmayan sosyalist gelecek içerisinde bulur.

Robert Owen’in ardından gelen (Ricardocu Sosyalistler diye bilinen) ilk Britanyalı sosyalistler anarşist olanlara benzerdiler. Örneğin, Thomas Hodgskin Proudhon’un karşılıkçılığına benzer fikirler sergilerken, William Thompson anarko-komünizmle benzerlikler taşıyan devlet karşıtı, “karşılıklı işbirliği toplulukları”na dayanan komünal bir sosyalizm biçimi geliştirmişti (Thompson, kapitalist olmayan bir piyasanın dahi barındıracağı sorunlar karşısında komünist olmadan önce bir karşılıkçıydı). Anarşizm ile ilişkilendirilen birçok fikri ortaya koyan, toprağa-dayalı bir komünal sosyalizm biçimi geliştiren Thomas Spence’nin (bakınız Brian Morris’in Ecology and Anarchism [Ekoloji ve Anarşizm] adlı kitabındaki “Thomas Spence’nin Tarımsal Sosyalizmi”) yanı sıra John Francis Bray de ilgi çekicidir. Üstelik, ilk Britanya sendika hareketi, Bakunin ile Birinci Enternasyonal’in liberter kanadından 40 yıl önce “sendikalizm kuramını adım adım geliştirmişti” (E.P. Thomspson, İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu, s. 912). Noel Thompson’un The Real Rights of Man [İnsanın Gerçek Hakları] ve E.P. Thompson’un bu dönemin işçi sınıfı yaşamına (ve politikasına) ilişkin klasik toplumsal tarihçesi İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu tüm bu düşünürlerin ve hareketlerin iyi birer özetini sunarlar.

Liberter fikirler 1840’larda İngiltere’de yok olmadılar. Endüstride işçi kontrolüyle birlikte merkezsizleşmiş komünal sistemi savunan 1910’ların ve 1920’lerin yarı-sendikalist Lonca Sosyalistleri de vardı. G.D.H. Cole’ün, S.G. Hobson ve A.R. Orage gibi yazarları da içeren, Guild Socialism Revisited’i [Lonca Sosyalizmi Yeniden İnceleniyor] bu okul hakkındaki en ünlü çalışmadır (Geoffrey Osteregaard’ın The Tradition of Workers’ Control [İşçi Denetimi Geleneği] Lonca Sosyalizminin fikirleri hakkında iyi bir özet sunar). Lonca Sosyalizmi’nin bir diğer destekçisi Bertrand Russell anarşist fikirlerini cazibesine kapılmış, klasik kitabı Roads to Freedom’da [Özgürlüğe Giden Yollar] anarşizm, sendikalizm ve Marksizm hakkında oldukça bilgilendirici ve düşündürücü bir tartışmaya yer vermiştir.

Russell, anarşizmin yakın gelecekteki olasılığı hakkında kötümser olmakla beraber, onun “toplumun yakınlaşması gereken nihai fikir” olduğunu düşünüyordu. Bir Lonca Sosyalisti olarak, “bir işte çalışan insanların aynı zamanda onun yönetimini de ele geçireceği zamana dek gerçek bir özgürlük ve demokrasinin ol”amayacağını peşinen kabul ediyordu. Onun iyi toplum vizyonu anarşistlerin de destekleyiceği türdendi: “yaratıcı ruhun canlı olduğu, yaşamın tamamen zevk ve ümitle dolu bir macera olduğu, sahip olduklarımızı elimizde tutmak veya başkalarının sahip çıktıklarını ele geçirme arzusundan ziyade inşa etme itkisine dayanan bir dünya. Bu, sevginin serbestçe hareket edeceği; aşkın tahakküm güdüsünden arındığı; acımasızlık ile kıskançlığın, mutlulukla ve yaşamı oluşturan, onu zihinsel zevklerle dolduran tüm güdülerin sınırlanmaksızın gelişimiyle defedildiği bir dünya olmalıdır” (Noam Chomsky’nin alıntısı, Problems of Knowledge and Freedom [Bilginin Sorunları ve Özgürlük], ss. 59-60, s. 61 ve s. x). Birçok konuda bilgili ve ilginç yazılar yazan Russell’in düşüncesi ve toplumsal eylemciliği (Bilginin Sorunları ve Özgürlük [başlıklı eseri] Russell’in değindiği bazı başlıkların geniş bir tartışması olan) Noam Chomsky’i dahil olmak üzere pek çok diğer düşünürü etkilemiştir.

Bir diğer önemli Britanyalı liberter sosyalist düşünür ve eylemci de William Morris’tir. Kropotkin’in arkadaşı olan Morris Sosyalist Birlik içerisinde faaldi ve onun anti-parlementer kanadının başını çekiyordu. Anarşist olmadığını vurgulamakla birlikte, Morris’in fikirleriyle çoğu anarko-komünistin fikirleri arasında pek az gerçek farklılık vardır (Morris komünist olduğunu söylemişti ve ona göre komünizm demokratik ve özgürleştirici olduğu için ona “anarşist” eklemesini yapmaya gerek yoktu). “Sanatlar ve Zanaatlar” [Arts and Crafts] hareketinin önde gelen üyelerinden olan Morris çalışmanın insancıllaştırılmasını savunuyordu, bu ona göre –en ünlü makalelerinden birinin başlığını kullanırsak– bir Useful Work vrs Useless Toil [Faydalı İş ve Faydasız Çabalama] vakasıydı. Ütopya romanı News From Nowhere [Hiçbir Yerden Haberler] endüstriyelleşmenin yerini komünal zanaat-temelli bir ekonomini aldığı liberter sosyalist bir topluma ilişkin ikna edici bir vizyon sunar. Bu, çoğu toplumsal anarşisti uzun bir süre cezbeden bir ütopya olmuştur. Ünlü ütopyası bağlamında Morris’in fikirlerinin bir tartışması için bakınız William Morris and News from Nowhere: A Vision of Our Time [William Morris e Hiçbir Yerden Haberler: Zamanımıza Ait Bir Vizyon] (Stephan Coleman ve paddy O’Sullivan (ed.)).

Diğer bir dikkate değer düşünür Yunan Cornelius Castoriadis’tir. Troçki’nin Stalinist Rusya’yı dejenere işçi devleti olarak ele aldığı oldukça kusurlu çalışmasını değerlendirmesi, köken olarak Troçkist olan Castoriadis’in önce Leninizm’i ve ardından da Marksizm’i reddetmesine yol açmıştır. Bu, anahtar niteliğindeki meselenin üretim araçlarına kimin sahip olduğu değil hiyerarşi olduğunu görmesini sağlayarak, liberter sonuçlara ulaşmasına neden oldu. Dolayısıyla, sınıf savaşımı iktidardakilerle ona tabi olanlar arasındadır. Bu, onun, değer analizinin üretimin kalbindeki sınıf savaşımından ayrı durmasından (yani [onu] gözardı etmesinden!) dolayı Marksist ekonomiyi reddetmesine neden oldu (Otonomcu Marksizm Marx’ın bu yorumunu reddeder, ancak onlar bunu yapan yegane Marksistlerdir). Castoriadis, toplumsal anarşistler gibi, geleceğin toplumunu radikal otonomiye, genelleşmiş öz-yönetime ve aşağıdan yukarıya örgütlenen işçi denetimine dayanan bir toplum olarak görür. Üç ciltlik derleme çalışması (Political and Social Writings [Politik ve Toplumsal Yazılar]) liberter sosyalist politika ve Marksizmin radikal bir eleştirisine ilgi duyan herkes için temel bir okumadır.

Castoriadis’in birçok eserinin çevirmeni olmanın yanı sıra önemli bir liberter sosyalist düşünür ve eylemci olan Maurice Brinton’dan özellikle bahsedilmelidir. Castoriadis gibi eskiden Troçkist olan Brinton devrimci liberter sosyalizm için bir alan açmış, Emeğin bürokratik reformizminin yanı sıra Stalinizmin polis-devleti “sosyalizmi” ile onu üreten Leninizmin otoriterliğine karşı çıkmıştır. Anarşist ve liberter sosyalistler kuşağının düşüncelerini şekillendiren sayısız önemli broşür hazırlamıştır. Fransa’daki yakın-devrimin oldukça parlak bir canlı tanıklığını yapan Paris: May 1968 [Paris: Mayıs 1968], Lenin’in işçilerin öz-yönetimine olan düşmanlığını gözler önüne seren The Bolsheviks and Workers’ Control [Bolşlevikler ve İşçi Kontrolü] ve Wilhelm Reich’in erken dönem çalışmasının yeniden ifade edilmesi ve geliştirilmesi olan The Irrational in Politics [Politikada İrrasyonel] bunlardan bazılarıdır. Bunlarla birlikte diğer birçok makalesi David Goodway’in editörlüğünü yaptığı For Workers’ Power: The Selected Writings of Maurice Brinton [İşçilerin İktidarı: Maurice Brinton’un Seçme Yazıları] adlı kitapta toplanmıştır.

Amerikalı radikal tarihçi Howard Zinn zaman zaman kendisini anarşist olarak adlandırır ve anarşist gelenek hakkında oldukça bilgilidir (Herbert Read’in kitabının ABD baskısı için “Anarşizm’ başlıklı mükemmel bir giriş makalesi yazmıştır). Klasik çalışması Birleşik Devletler Halkı Tarihi’nin yanı sıra, sivil itaatsizlik ve şiddet içermeyen doğrudan eylem hakkındaki yazıları temeldir. Bu liberter sosyalist bilim insanının makalelerin mükemmel bir derlemesi The Zinn Reader [Zinn Okumaları] başlığıyla yayınlanmıştır. Anarşizme yakın bir diğer liberter sosyalist Edward Carpenter’dir (örneğin, bakınız, Sheila Rowbotham’ın Edward Carpenter: Prophet of the New Life [Edward Carpenter: Yeni Yaşamın Peygamberi] ve Simone Weil’in Oppression and Liberty [Baskı ve Hürriyet]).

Anarşistler gibi sosyalizm görüşlerini işçilerin öz-yönetimine dayandıran piyasa sosyalistleri de bahsedilmeye değerdir. Merkezi planlamayı reddederek Proudhon gibileri tarafından savunulan endüstriyel demokrasi ve piyasa sosyalizmi fikirlerine yönelmişlerdir (her ne kadar Marksist kökenden gelmelerinden ötürü merkezi-planlamaya hasımlıklarınının vurguladığı bağlantıdan bahsetmeseler de). Allan Engler (Apostles of Greed [Açgözlülüğün Havarileri]) ve David Schweickart (Against Capitalism [Kapitalizme Karşı] ve After Capitalism [Kapitalizmden Sonra]) kapitalizme ilişkin yararlı eleştiriler getirmiş ve kooperatif bir şekilde örgütlenen işyerlerinde köklenen bir sosyalizm vizyonu sunmuştur. Politik fikirlerinde hükümet ile devlet unsurunu muhafaza etmekle birlikte, bu sosyalistler ekonomik öz-yönetimi ekonomik vizyonlarının tam kalbine yerleştirmiş, sonuç olarak anarşizme çoğu sosyalistten daha yakındırlar.

ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Kaynak:”A.4 Who are the major anarchist thinkers?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: