NEDEN DAYANIŞMA ANARŞİSTLER İÇİN ÖNEMLİDİR?

Dayanışma [solidarity] veya karşılıklı yardımlaşma [mutual aid], anarşizmin anahtar fikridir. O, bireyle toplum arasındaki bağlantıdır; o, bireylerin, hürriyet ve eşitliği destekleyen ve olgunlaştıran bir ortamda, ortak çıkarlarını karşılamak üzere birlikte çalışabilecekleri bir araçtır. Anarşistler için karşılıklı yardımlaşma insan yaşamının temel vasfıdır; kuvvet ve mutluluğun her ikisinin de kaynağı ve tam bir insani varoluş için temel gereksinimdir.

Tanınmış bir psikolog ve sosyalist humanist olan Erich Fromm şunu vurguluyor; “insanın diğerleri ile birlik[te] olma arzusu, insan türünü tanımlayan varoluşun kendine özgü koşullarından kaynaklanır ve insan davranışının en güçlü dürtülerinden birisidir” (Olmak ya da Sahip Olmak, s. 107).

Bu nedenle anarşistler diğer insanlarla (Stirner’in terimini kullanılırsak) “birleşmeler”in [union] oluşturma arzusunun doğal bir gereksinim olduğunu düşünürler. Bu birleşmelerin veya birliklerin [associations], ona katılanları tam anlamıyla tatmin etmesi için, eşitlik ve bireysellik üzerine inşa edilmeleri –yani anarşist tarzda örgütlenmeleri– gerekir; yani, gönüllü, merkezsizleşmiş ve hiyerarşik olmayan.

Dayanışma –bireyler arasındaki işbirliği– yaşamın bir gereğidir; ve hürriyetin inkarı edilmesiyle uzaktan yakından bir ilintisi yoktur. Dayanışma, diyor Errico Malatesta, “İnsan’ın kişiliğini ifade edebileceği ve optimum gelişimini başarabileceği ve olası en büyük mutluluğun keyfine varabileceği yegâne ortamdır”. Bu “herkesin mutluluğu için bireylerin ve her birinin mutluluğu için tümünün biraraya gelmesi, her birinin özgürlüğünün diğerlerinin özgürlükleriyle sınırlanmamasıyla, aksine tamamlanmasıyla” sonuçlanır (Anarşi, s. 29). Diğer bir deyişle, dayanışma ve işbirliği bir diğerine eşiti olarak davranmak, diğerlerini bir amaca ulaşmak için bir araç olarak kullanmayı reddetmek, bir azınlığın çoğunluğa tahakküm uygulaması yerine herkes için özgürlüğü destekleyen ilişkilerin yaratılması demektir. Emma Goldman da bu temayı tekrarlar, şöyle der: “İnsan bireyselliğinin bu eşsiz gücünün, diğer bireylerle yaptığı İşbirliği sonucunda kazandığı kuvvet [strength] ne harika sonuçlar verir.” diyor Emma Goldman. “… Öldüresiye bir çekişme ve çatışmanın zıttı olan işbirliği, türlerin yaşaması ve evrilmesi lehine işlemiştir. … (S)adece karşılıklı yardımlaşma ve gönüllü işbirliği, özgür birey ve birliksel [associational] hayatın temelini yaratabilir” (Kızıl Emma Konuşuyor, s. 95, s. 118).

Dayanışma, ortak çıkar ve gereksinimlerimizi karşılamak için kendimizi eşitler olarak biraraya getirmemiz demektir. Dayanışmayı temel almayan örgütlenme biçimleri (yani eşitsizliğe dayananlar), kendisine tabi olanların bireyselliğini ezecektir. Ret Marut’un belittiği üzere, hürriyet dayanışmayı ve ortak çıkarların farkına varılmasını gerektirir:

“İnsanoğlunun en asil, en saf ve en gerçek aşkı kendisine olan aşkıdır. Ben özgür olmak istiyorum! Ben mutlu olmayı umut ediyorum! Ben dünyanın tüm güzelliklerinin tadına varmak istiyorum! Ama benim özgürlüğüm, ancak çevremdeki diğer insanlar özgürse güvence altındadır. Ancak çevremdeki tüm diğer insanlar mutlularsa, ben de mutlu olabilirim. Ancak gördüğüm ve tanıştığım insanlar da dünyaya neşe dolu gözlerle bakıyorlarsa, ben de neşeli olabilirim. Ve ancak diğer insanların da benim gibi karınlarını doyurduklarına emin olduğumda, ben de tam bir zevkle karnımı doyurabilirim. İşte bu nedenle, özgürlüğümü ve mutluluğumu tehdit eden her türlü tehlikeye karşı isyan ettiğimde, bu benim kendi hoşnutluğumun, sadece benim kendimin sorunudur …” (–B. Traven diye de bilinen– Ret Marut, The BrickBurner dergisinde Karl S. Guthke’nin alıntısı, B. Traven: Efsanelerin Arkasındaki Yaşam, s. 133-4).
Dayanışmayı uygulamaya geçirmek [demek], Industrial Workers of the World’un sloganındaki gibi “birimizi yaralayan hepimizi yaralar” demektir. Bu nedenle, dayanışma, bireyselliğin ve özgürlüğün korunmasının yoludur, [bireyin] kendi çıkarının bir ifadesidir. Alfie Kohn’un belirttiği üzere:
“işbirliğini düşünürken … kavramı flu-görüşlü idealizmle ilişkilendirme eğilimindeyiz. … Bu, işbirliğini alturizm ile karıştırmaktan kaynaklanıyor olabilir. … Yapısal işbirliği, bilindik egoizm/alturizm ikiliğine karşı çıkar. Şeyleri öyle bir şekilde [yerli yerine] koyar ki, sana yardım ederek aynı zamanda da kendime yardım ederim. Başlangıçta güdüm bencilce olsa da, kaderlerimiz artık birbirine bağlanmıştır. Ya birlikte yüzeriz ya da birlikte batarız. İşbirliği becerikli ve oldukça başarılı bir stratejidir –işteki ve evdeki şeylerin rekabete göre daha etkin bir şekilde yapılmasını sağlayacak pragmatik bir tercih. … Keza, işbirliğinin psikolojik sağlığı ve başkalarında hoşlanmayı sağlamakta da daha iletken olduğu yönünde güçlü kanıtlar var” (Yarışmak Yok: Rekabete Karşı, s. 7).
Ve, hiyerarşik bir toplumda, dayanışma sadece bize verdiği tatmin nedeniyle değil, aynı zamanda iktidardakilere karşı direnmek için de gereklidir. Malatesta’nın sözleri burada gayet uygun düşmekte:

“baskı ve yoksulluğa asla tamamen teslim olmayan ve … adalet, özgürlük ve mutluluğa susadıklarını gösteren tahakküm altındaki kitleler, dünyadaki tüm ezilenlerle, tüm sömürülenlerle birlik ve dayanışma içine girmedikçe kurtuluşlarını kazanamayacaklarını anlamaya başlıyorlar” (Anarşi, s. 33).

Birarada durarak kuvvetimizi arttırabilir ve istediğimizi elde edebiliriz. Nihayetinde, gruplar halinde örgütlenerek kendi kolektif işlerimizi birlikte halletmeye başlayabilir ve böylece ebediyen patronların yerini alabiliriz. “Birleşmeler, … bireyin araçlarını çoğaltacak ve saldırı altındaki varlığını güven altına alacaktır” (Max Stirner, Biricik ve Kendisi, s. 258). Dayanışma içinde hareket ederek, mevcut sistemin yerine kendi istediğimizi geçirebiliriz: “Birlikten kuvvet doğar” (Alexander Berkman, Anarşizm Nedir?, s. 74).
Yani dayanışma, kendi özgürlüğümüzü elde etmemizi ve güvence altına almamızı sağlayacak bir araçtır. Başkası için çalışmak zorunda kalmamak için, birlikte çalışmak üzere anlaşırız. Başkalarıyla paylaşmaya karar vererek seçeneklerimizi çoğaltırız, böylece de daha az değil, daha fazla zevk alabiliriz. Karşılıklı yardımlaşma benim kendi çıkarımadır –yani, eğer birine tahakküm uygularsamm, bu tahakküme olanak tanıyan koşulların varolduğu anlamına gelir ve böylece her halükarda sonunda ben kendim de tahakküme maruz kalacağımdır; [işte bu nedenle] karşılıklı saygı ve toplumsal eşitlik temelinde başkalarıyla anlaşmalar yapmak benim yararımadır.

Max Stirner’in gözlemlediği üzere, dayanışma iktidarda olup bizi emirleri altına almak isteyenlere karşı hürriyetimizi kuvvetlendiren ve savunan bir araçtır: “Kendinizi bir hiç olarak mı görüyorsunuz? diye sorar. “Herhangi birisinin size canının istediği herşeyi yapmasına müsade etmeye mahkum musunuz? Kendinizi savunun, hiç kimse size dokunamaz. Eğer milyonlarca insan arkanızdaysa, sizi destekliyorsa, işte o zaman karşısında durulamayacak bir güç olursunuz ve zorluk çekmeden kazanacaksınız” (Biricik ve Kendisi, s. 197).

Dayanışma bu nedenle anarşistler için önemlidir, çünkü [dayanışma] hürriyetin yaratılmasının ve iktidara karşı savunulmasının aracıdır. Dayanışma kuvvettir ve toplumsal varlıklar olarak bizim doğamızın bir ürünüdür. Ancak, dayanışma edilgen [pasif] şekilde bir liderin takip edilmesi anlamına gelen “sürü olmak” [herdism] ile karıştırılmamalıdır. Etkili olması için, dayanışma birbirleriyle eşitler olarak işbirliği yapan özgür insanlar tarafından yaratılmalıdır. Her ne kadar “sürü olma” arzusu dayanışmaya ve birliğe olan ihtiyacımızın bir ürünü olsa da, “büyük BİZ” dayanışma değildir. [Sürü olma] insanların körü körüne liderlere itaat ettiği, hiyerarşik toplumca bozulmuş bir “dayanışma”dır.

ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Kaynak:”A.2 What does anarchism stand for?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: