HİYERARŞİYİ ORTADAN KALDIRMAK NE ANLAMA GELİR VE NE KAZANDIRIR?

Liberter organizasyonlara dayanan yeni bir toplum yaratılmasının günlük yaşam üzerinde sayısız etkisi olacaktır. Milyonlarca insanın güçlenmesi [empowerment, yetkilenmesi], bugün ancak üzerinde tahmin yürütebileceğimiz bir şekilde toplumu dönüşterecektir. Ancak, birçoğu bu tip örgütlenme biçimlerinin pratik olmadığına ve başarısızlığa mahkum olduğuna inanmaktadır.

Ancak, birçoğu bu örgütlenme biçimlerinin pratik olmadığına ve başarısızlığa mahkum olduğuna inanmaktadır. Konfederal, otoriter olmayan örgütlerin karmaşa ve uyumsuzluk yaratacağını söyleyenlere karşı anarşistler [cevap olarak]; devletçi, merkezi ve hiyerarşik örgütlenme biçiminin ilgi yerine ilgisizliği, dayanışma yerine acımasızlığı, birlik yerine bir tekdüzeliği tekliği ve eşitlik yerine ayrıcalıklı elitleri üreteceğini söylerler. Daha da önemlisi, bu tip örgütlenmeler bireysel inisiyatifi yok eder ve bağımsız davranış ile eleştirel düşünceyi ezerler (Hiyerarşi hakkında daha fazlası için bakınız Kısım B.01 –“Neden anarşistler otorite ve hiyerarşiye karşıdırlar?”– ve ilgili kısımlara bakınız.

Liberter örgütlenmenin işleyebileceği ve hürriyete dayandığı (ve onu beslediği) İspanyol Anarşist hareketi tarafından gözler önüne serilmiştir. Britanya Bağımsız Emek Partisi sekreteri Fenner Brockway 1936 devrimi sırasında İspanya’yı ziyaret ettiğinde, şunu vurguluyordu: “Anarşistler arasında var olan büyük dayanışmanın sebebi her bireyin liderliğe değil, kendi sahip olduğu kuvvete güvenmesidir … Örgüt, başarılı olmak için, özgür düşünen insanlarca oluşturulmalıdır; bir kitle [tarafından] değil, bilakis özgür bireylerce” (Rudolf Rocker’ın alıntısı, Anarko-sendikalizm, s. 58, s. 67f).

Yeterince gösterildiği üzere, hiyerarşik, merkezileşmiş yapılar özgürlüğü kısıtlar. Proudhon’un belirttiği üzere: “merkezileşmiş sistem büyüklüğü, basitliği ve yapısı itibariyle gerçekten de iyidir: ancak bir şeyden yoksundur –böyle bir sistemde birey artık kendisi değildir; kendi değerini, kendi yaşamını hissedemez ve o hiçbir şekilde hesaba katılmaz” (Martin Buber’in alıntısı, Ütopya’da Patikalar, s. 33).

Hiyerarşinin etkileri tüm çevremizde görülebilir. İşlemez. Hiyerarşi ve otorite işyerinde, evde, sokakta, her yerde vardır. Bob Black’in ifade ettiği üzere, “Uyanık olduğunuz zamanın çoğunu emirler almak veya kıç yalamakla geçiriyorsanız, eğer hiyerarşiye bağımlı hale geliyorsanız; [artık] pasif-saldırgan, sado-mazoşist, köle [ruhlu] ve aptallaştırılmış birisi olacaksınız ve bu yükü yaşamınızın her yönüne taşıyacaksınız” (The Libertarian as Conservative, “Muhafazakar olarak Liberter”, Çalışmanın Lağvedilmesi ve öteki makaleler, s. 147-8).

Bu, hiyerarşinin sona ermesinin günlük hayatımızda devasa dönüşümlere [neden olacağı] anlamına gelir. Bu, herkesin kendi yeteneklerini azami şekilde ortaya koyabileceği ve böylece de geliştirebileceği birey-merkezli örgütlenmelerin yaratılmasını içerecektir. [Bireyler] –işyerinde, toplulukta ve toplumda– kendilerini etkileyen kararlarla ilgilenerek ve onlara katılarak, kendi bireysel kapasitelerinin tam olarak gelişmesini sağlayabilirler.

Herkesin toplumsal yaşama özgürce katılmasıyla, eşitsizlik ve adaletsizliğin çabucak sona erdiğini göreceğiz. İnsanların kapitalizmde olduğu gibi amaçları karşılanması sağlamak için var olması, bir azınlığın refah ve iktidarını artırmak için kullanılması yerine, hiyerarşinin sona ermesi (Kropotkin’den alıntılarsak) “herkesin refahına” yol açacak ve bu “işçinin ortak miras üzerindeki hakkını öne sürmesinin ve onun sahipliğine kalkışmasının tam zamanı” olacaktır (Ekmeğin Fethi, s. 35 ve s. 44). Çünkü ancak yaşam araçlarının (işyerleri, konutlar, toprak, vb.) ele geçirilmesi, “hürriyet ve adaletin hüküm verilen [şeyler] değil, ekonomik bağımsızlığın sonucu” olmasını sağlayacaktır. “Bunlar, bireyin, bir efendiye bağlı olmaksızın yaşayabileceği ve … kendi alınterinin ürününden zevk alabileceği olgusundan kaynaklanır” (Ricardo Flores Magon, Toprak ve Hürriyet, s. 62). Bu nedenle, hürriyet, “kullanma hakları” lehine özel mülkiyet haklarının lağvedilmesini gerektirir (daha fazla ayrıntı için bakınız Kısım B.03). İronik bir şekilde, “mülkiyetin lağvedilmesi insanları evsizlikten ve malik olmamadan [nonpossession] kurtaracaktır” (Max Baginski, “Hükümet Olmadan”, Anarşi! Emma Goldman’ın Mother Earth’inin Antolojisi, s. 11). Böylece, anarşizm “mutluluğun her iki gereksinimi de –hürriyet ve refah–” taahh&uumml;t eder. Anarşide, “insanlık özgür ve rahat içinde yaşacak” (Benjamin Tucker, Neden Anarşistim, s. 135 ve s. 136).

Yalnızca özbelirlenim kendini-gerçekleştirme [self-determination, özbelirlenim] ve toplumun her seviyesindeki özgür anlaşmalar; bireyin ve bir bütün olarak toplumun sorumluluğunu, insiyatifini, entelektüelliğini ve dayanışmasını bir bütün olarak her düzeyde geliştirebilir. Yalnızca anarşist örgütlenme, insanlıkta zaten var olan engin yeteneğe ulaşılmasına ve [bunun] kullanılmasına; bireyi zenginleştiren ve geliştiren bu süreç sayesinde toplumun da zenginleşmesine imkan tanır. Yalnızca herkesin kendisini etkileyen kararlar hakkındaki düşünme, planlama, düzenleme ve uygulama süreçlerine dahil olmasıyla özgürlük geliştirebilir; [bu sayede de] bireysellik tam anlamıyla geliştirebilir ve korunabilir. Anarşi, hiyerarşi tarafından köleleştirilmiş zincire vurulmuş olan halk kitlelerininin yaratıcılığını ve yeteneklerini serbest bırakacaktır.

Hatta anarşi, kapitalizmden ve onun yetke [otorite] ilişkilerinden faydalandığı söylenenlerin bile yararına olacaktır. Anarşistler, “yöneten ve yönetilenlerin her ikisinin de otorite tarafından bozulduğunu [tahrip edildiğini] savunurlar; sömüren ve sömürülenlerin her ikisi de sömürü tarafından bozulurlar” (Peter Kropotkin, Kendin için Davran, s. 83). Bunun sebebi ise, “herhangi bir hiyerarşik ilişkide, boyun eğenin olduğu kadar tahakküm edenin de işini yapmasıdır [yapması gerekeni yapması]. ‘Komuta etmenin şanı’ için ödenen bedel aslında oldukça ağırdır. Her tiran işinden dolayı daralır [resent]. O [tiran], hiyerarşik gezintisi boyunca, boyun eğenin uykuda olan yaratıcı potansiyelinin ölümcül ağırlığını beraberinde sürüklemeye çekmeye mahkum edilmiştir” (Kendimiz İçin, Açgözlü Olma Hakkı, Tez 95).

ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Kaynak:”A.2 What does anarchism stand for?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: