ANARŞİZMİN İŞLEMESİ İÇİN “MÜKEMMEL” İNSANLAR MI GEREKİR?

Hayır. Anarşi bir ütopya, bir “mükemmel” toplum değildir. [Anarşi], insanoğulları ile ilgili olan tüm sorunları, umutları ve korkuları içeren bir insan toplumu olacaktır. Anarşistler, anarşinin işler olması için insanoğullarının “mükemmel” olması gerektiğini düşünmezler. Sadece özgür olmaları gerekir. Bu nedenle Christie ve Meltzer [şöyle derler]:

“Devrimci sosyalizmin {yani anarşizmin} işçilerin ‘idealize edilmesi’ olduğu ve {bu nedenle} bugünkü hataları resitalinin sınıf savaşımının çürütülmesi olduğu yaygın bir yanlış inanç{tır} … özgür bir toplumun ahlaki veya etik mükemmellik olmaksızın var olabileceği … ahlaki açıdan mantıksız gözükür. Ancak {varolan} toplumun devrilmesi söz konusu olduğu müddetçe, insanların kusurları ve önyargıları olgusunu –kurumsallaşmadıkları sürece– göz ardı edebiliriz. Bir kimse, kaygıya kapılmaksızın, işçilerin, ‘entelektüel’in toplumsal inayetine mazhar olmadan veya mevcut toplumun aile disiplininden yabancı korkusuna kadar çeşitli önyargılarını değiştirmeden çok daha önce çalıştıkları yerlerin kontrolünü ele geçirebilecekleri olgusunu görebilir. Sanayiyi patronlar olmadan yönetebildikleri sürece ne önemi var ki? Önyargılar özgürlükte solarlar ve ancak toplumsal iklim uygun olduğunda serpilirler … Bizim söylediğimiz şey [şudur:] … bir kez yaşam tepeden dayatılan otorite olmadan sürdürüldüğünde ve dayatılan otorite emeğin hizmetinden geri çekilmesiyle ayakta kalamadığında, otoriterlik önyargıları ortadan kaybolacaktır. Onlar için özgür eğitim sürecinden başka bir tedavi yoktur” (Anarşinin Bent Kapakları, s. 36-7).

Ancak açıktır ki, biz özgür toplumun hem kendisiyle hem de diğer bireysellik ve gereksinimlerle daha uyumlu insanlar ortaya çıkaracağını, böylece de bireysel çatışmaları azaltacağını düşünüyoruz. hâlâ olan anlaşmazlıklar ise jüriler, karşılıklı kabul gören üçüncü taraflar veya topluluk ve işyeri meclisleri kullanımı gibi makul yöntemlerle çözümlenecektir (bunun anti-toplumsal faaliyetler kadar tartışmalar için nasıl olabileceği hakkında bir tartışma için bakınız Kısım I.05.8).

“Anarşizm insan doğasına aykırıdır” argümanında olduğu gibi (kısım A.02.15’e bakınız), anarşizm karşıtları genellikle “mükemmel” insanlar –otorite konumundayken güç tarafından yozlaştırılmayan insanlar; hiyerarşi, ayrıcalık ve benzeri şeylerin tahrif edici etkilerinden garip bir şekilde etkilenmemiş insanlar– olduklarını varsayarlar. Ancak, anarşistler insan mükemmelliğine dair bu tip iddialarda bulunmazlar. Bizler, insanların mükemmel olmadıkları ve diğerlerine karşı sorumlu olmaları gerektikleri ortadayken için, yetki gücü kullanma hakkının nün bir kişinin veya bir elit zümrenin ellerinde olmasının hiç bir zaman iyi bir fikir olmadığının farkındayız.

Anarşizmin “yeni” (mükemmel) bir erkek ya da kadın gerektirdiği fikrinin, anarşizm karşıtları tarafından [anarşizmi] gözden düşürmek için (ve genellikle de gerçek anarşizmi kötülemek ve hiyerarşik otoritenin –bilhassa kapitalist üretim ilişkilerinin– sürdürülmesini meşrulaştırmak için) isteyen sağ-kanat “anarko”-kapitalistlerce ortaya atıldığına dikkat edilmelidir. Yine de, insanlar mükemmel değildir ve hiçbir zaman da öyle olmayacaklardır. Aslında, onlar, anarşizmi gerçekçi olmaması nedeniyle reddetmek amacıyla her hükümet düşüşü ve sonucunda ortaya çıkan kaos örneğinin üzerine atlarlar. Bir ülkede “kanun ve intizam” kesintiye uğrar ve yağlama yaşanırsa, medya o ülkenin “anarşi”ye düştüğünü ilan etmeyi çok sever.

Anarşistler bu argümandan etkilenmezler. Çünkü bu kötüleyiciler anarşistlerin olmadığı anarşist bir toplum varsayma temel hatasına düşerler! (Bu iddiaların bir çeşidi de gerçek anarşizmi gözden düşürmek amacıyla sağ-kanat “anarko”-kapitalistler tarafından ortaya atılmıştır.Ancak üstünkörü bir bakış [bile] gösteriyor ki, onların [bu] “itirazları”, bizzat kendilerinin anarşist olma iddialarını geçersiz kılmaktadır, çünkü onlar dolaylı olarak açıkça anarşistlerin olmadığı anarşist bir toplumu varsayarlar!). Söylemek gereksiz olsa da, hâlâ otoriteye, mülkiyete ve devletçiliğe gereksinimi olan insanlardan oluşan “anarşi”, eninde sonunda yine otoriter ve devletçi (yani anarşist olmayan) olacaktır. Bunun nedeni, hemen yarın hükümet ortadan kaybolsa dahi, aynı sistemin çok geçmeden tekrar meydana gelecek olmasıdır, çünkü “hükümetin gücü kendisinde değil, insanlarda yatar. Büyük bir tiran bir aptal olabilir, bir süpermen olmayabilir. Onun kuvveti kendisinden değil, insanların ona itaat etmenin doğru olduğunu düşünmeleri batıl itikatinden kaynaklanır. Bu batıl itikat var olduğu müddetçe, bir kurtarıcının tiranın başını kesmesi faydasızdır; insanlar yeni bir tane yaratırlar, çünkü onlar kendileri dışında başka bir şeye dayanmaya alışmışlardır” (George Barrett, Anarşizme Karşı İtirazlar, s. 355).

Keza Alexander Berkman [şunları söyler]:

“Toplumsal kurumlarımız belli fikirler üzerine tesis edilmiştir; bunlara inanıldığı müddetçe, bunlar üzerine inşa edilen kurumlar güvendedir. İnsanlar siyasi otoritenin ve yasal zorlamanın gerekli olduğunu düşündükleri için hükümet kuvvetli olmaya devam eder. Kapitalizm, böyle bir ekonomik sistem yeterli ve adil görüldüğü müddetçe sürecektir. Kötü ve baskıcı günümüz koşullarını destekleyen fikirlerin zayıflaması en sonunda hükümet ile kapitalizmin çökmesi demek olacaktır” (Anarşizm Nedir?, s. xii).

Diğer bir deyişle anarşi, yaratılması ve devam ettirilebilmesi için anarşistlere gereksinim duyar. Fakat bu anarşistlerin mükemmel olması gerekmez; sadece emir-ve-itaat ilişkilerinin gerekliliği batıl inancından kendi çabalarıyla kendilerini kurtarmış insanlar olmaları yeterlidir. “Mükemmel” “Yeni” anarşist insan fikrinde örtük olarak yapılan varsayım özgürlüğün alınan değil, verilen bir şey olduğudur; ve bundan ise “mükemmel” insanlar gerektiren anarşinin başarısız olacağı bariz sonucu ortaya çıkar. Ancak bu argüman, özgür bir toplum yaratmak için kendinden-eylemlilik ve kendini özgürleştirmenin gerekli olduğunu göz ardı eder. Çünkü anarşistlere göre, “tarih, yönetenlerle yönetilenler, ezenlerle ezilenler arasındaki savaşımdan başka bir şey değildir” (Peter Kropotkin, Kendiniz İçin Davranın, s. 85). Fikirler savaşımla değişir ve sonuçta, tahakküm ve sömürüye karşı savaşımda, sadece dünyayı değil aynı zamanda kendimiz de değiştiririz. Kendi yaşamlarının, topluluklarının ve gezegenlerinin sorumluluğunu üstlenme yetisine sahip insanlar yaratan şey özgürlük için verilen savaşımdır. Özgür bir toplumda eşitler olarak yaşama yetisine sahip insanlar anarşiyi olası yapacaktır.

Aslında, hükümet ortadan kalktığında sıklıkla ortaya çıkan kaos anarşi değildir, bu ne de anarşizme karşı bir olaydır. Bu sadece anarşist bir toplum yaratmanın önkoşullarının var olmadığı anlamına gelir. Anarşi, dışsal bir şokun ürünü değil, toplumun kalbinde verilen kolektif bir savaşımın ürünü olacaktır. Yine anarşistlerin böyle bir toplumun “bir gecede” ortaya çıkacağına inanmadıklarını da belirtmeliyiz. Aksine, bizler anarşist sistemin yaratılmasının bir olay değil, bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Nasıl işleyeceğinin ayrıntıları, derhal mükemmel şekliyle ortaya çıkmayacak, deneyim ve objektif durumların ışığında zaman içerisinde evrilecektir (aksi yöndeki Marksist iddiaların tartışması için bakınız Kısım H.02.5).

Bu nedenle, anarşistler “mükemmel” insanların gerekli olmadığı sonucuna varırlar, çünkü anarşist “insanlığı özgürleştirmek kutsal misyonuna sahip olan bir kurtarıcı özgürlükçü değil, hürriyet için mücadele eden insanlığın bir parçasıdır”. Aslında, “eğer, lafın gelişi, Anarşist Devrim, bazı dışsal yollarla insanlara hazır olarak verilir ve onlara dayatılırsa, [insanların] onu kabul etmeyecekleri ve eski toplumu yeniden inşa edecekleri doğrudur. Ancak, öte yandan, eğer insanlar özgürlük hakkındaki fikirlerini kendileri geliştirir ve tiranlığın son kalesinden –hükümetten– kendi başlarına kurtulurlarsa, işte o zaman devrim gerçekten de kalıcı bir şekilde başarılmış olur” (George Barrett, Op.Cit., a.y., s. 355).

Bu, anarşist toplumun herkes anarşist olana kadar beklemesi gerektiğini akla getirmemeli. Aksine. Örneğin, zengin ve güçlü olanların birdenbire hatalı olduklarını kabul ederek gönüllü bir şekilde ayrıcalıklarından vazgeçmeleri pek olası değildir. Yönetici seçkinler, geniş ve büyüyen bir anarşist hareketle karşı karşıya kaldıklarında toplum içerisindeki konumlarını savunmak için daima baskı kurmaya yönelmişlerdir. İspanya (bakınız Kısım A.05.6) ve İtalya’daki (bakınız Kısım A.05.5) faşizm kapitalist sınıfın batabileceği derinliği gösterir. Anarşizm yönetici azınlıkların muhalefeti karşısında yaratılacaktır ve sonuçta da kendisini otoriteyi yeniden yaratma girişimlerine karşı savunmak zorunda kalacaktır (Marksistlerin, anarşistlerin anarşist bir toplumu karşı-devrime karşı savunma gereksimi reddettikleri iddiasının çürütülmesi için bakınız Kısım H.02.1).

Aksine, anarşistler, her ikisine de karşı çıkacak güce sahip olduklarına ve sonuçta da onlara sebep olan toplumsal kurumları tahrip ederek her ikisini de sona erdirebileceklerine ikna etmek için faaliyetimizi tahakküm ve sömürüye maruz kalanlar üzerine odaklamamız gerektiğini savunurlar. Malatesta’nın savunduğu gibi, “kitlelerin doğrudan eylemiyle toplumsal organizmada radikal bir değişiklik yapma görevimizi başarmak amacıyla yeterince güçlü bir kuvvet inşa etmek için kitlelerin desteğine ihtiyacımız var, onlara yaklaşmalı, onları oldukları gibi kabullenmeli ve safları arasında yer alarak onları olabildiğinde ileri ‘iteklemeyi’ amaçlamalıyız” (Errico Malatesta, Yaşamı ve Fikirleri, s. 155-6). Bu, ilk başta bir azınlık tarafından benimsenen, “ancak giderek artan popüler ifade [şansı] bularak halk kitlesi içerisinde kendi yolunu çizecek” olan anarşizme doğru hızlı bir evrimi olası kılacak koşulları yaratacaktır; ve “azınlık Halk, büyük bir kitle haline gelecek ve mülkiyet ile Devlet’e karşı ayaklanacak bu kitle anarşist komünizme doğru ilerleyecektir” (Kropotkin, Bir Asinin Sözleri, s. 75). Anarşistlerin fikirlerimizi yaymaya ve anarşizm davasını savunmaya önem vermesinin sebebi budur. Bu, kapitalizm ile devletin adaletsizliklerini sorgulayanlar arasından bilinçli anarşistler ortaya çıkaracaktır.

Hiyerarşik toplumun doğası ve ona tabi olanlarda doğal olarak geliştirdiği direniş bu sürece yardım eder. Anarşist fikirler savaşım içerisinde kendiliğinden gelişir. Kısım I.02.3’de tartışdığımız üzere, anarşist örgütler sıklıkla her hiyerarşik sistemi damgalayan tahakküm ve sömürüye karşı direnişin bir parçası olarak yaratılırlar ve potansiyel olarak yeni toplumun çerçevesi olabilirler. Aslında, liberter kurumların yaratılması bu nedenle her zaman her durumda bir olasılıktır. İnsanların deneyimleri onları anarşist sonuçlara, yani devletin zengin ve güçlü bir azınlığı korumak ve çoğunluğu güçsüzleştirmek için var olduğu bilincine doğru iteleyebilir. [Devlet] sınıflı ve hiyerarşik bir toplumu korumak için gerekirken, ne toplumu örgütlemek için gereklidir, ne de bunu herkes için adil adaletli ve adil bir şekilde yapabilir. Bu mümkündür. Ancak, anarşist bir varlık olmaksızın herhangi bir liberter eğilim kitleler üzerinde siyasi güç elde etmeyi amaçlayan partiler veya dini gruplar tarafından kullanılacak, suistimal edilecek ve nihayetinde de tahrip edilecektir (Rus Devrimi bu sürecin en ünlü örneğidir). İşte bu nedenle anarşistler mücadeleyi etkilemek ve fikirlerini yaymak için örgütlenirler (ayrıntılar için bakınız Kısım J.03). Çünkü, ancak anarşist fikirler “hakim bir etkye sahi oldukları” ve “nüfusun yeterince geniş bir kesimince kabul edildiği” zaman, “anarşiyi kazanmış veya anarşiye doğru adımları atmış” olacağız. Çünkü, anarşi “insanların arzularına aykırı olarak dayatılamaz” (Malatesta, Op.Cit., s. 159 ve s. 163).

Yani sonuç olarak, anarşist toplumun yaratılması insanların mükemmel olmasına bağlı değildir, büyük bir çoğunluğun anarşist olmasına ve toplumu liberter tarzda yeniden örgütlemeyi istemesine bağlıdır. Bu, ne bireyler arasındaki ihtilafları tamamen yok edecektir, ne de bir gecede tamamen gelişmiş bir anarşist insanlık yaratacaktır; ancak, toplumu değiştirme savaşımı bunları yapanları devrimcileştirdikten sonra geriye kalan tüm önyargı ve anti-toplumsal davranışların tedricen ortadan kaldırılması için zemin hazırlayacaktır.

ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Kaynak:”A.2 What does anarchism stand for?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: